• AĞRI-DİYADİN AR: 40 NO.LU DAVUT JEOTERMAL KAYNAK ARAMA RUHSAT SAHASINA AİT JEOTERMAL ETÜT (JEOLOJİ-JEOFİZİK) RAPORU

ÖZ

Jeotermal enerji olanaklarının araştırılmasının amaçlandığı Ağrı ili Diyadin ilçesi

Davut köyünde yer alan AR: 40 no.lu MTA Genel Müdürlüğü’ne ait jeotermal kaynak

arama ruhsat sahasında yapılan jeolojik, jeofizik, hidrojeokimya ve gaz ölçüm çalışmaları

ile sondaj lokasyonu belirlemeye yönelik detay etüt yapılmıştır.

Çalışma alanı Doğu Anadolu Yığışım Kompleksi içerisinde bulunmaktadır.

Bölgede İzmir-Ankara-Erzincan sütur zonuna paralel bindirme ters bileşenli doğrultu

atımlı fay hatları (Ağrı Fay Zonu) bulunmakta ve bu fay hattının kuzey-kuzeydoğusunda

mostra veren birçok birim, hattın güney-güneybatısında gözlenmemektedir. Ruhsat alanı

içerisinde de sınırlı sayıda birim mostra vermektedir. Ancak bu rapor kapsamında İ51 ve

J51 paftalarında tanımlanan birimler tümüyle ele alınıp anlatılmıştır. Bu bağlamda ruhsat

alanının da içinde olduğu İ51 ve J51 paftalarında alttan üste doğru sırasıyla; Geç

Devoniyen-Erken Karbonifer yaşlı kristalize kireçtaşı, dolomit ve killi şistlerden oluşan

Adlanmamış Devoniyen-Karbonifer birimi, Permiyen öncesi yaşlı Tepedam

Metamorfitleri, Geç Permiyen yaşlı Yamanyurt formasyonu, Erken Triyas yaşlı

Kurbağapınarı formasyonu, yerleşim yaşı Geç Kretase olan Mahmetalan Peridotiti, Geç

Kretase yaşlı Bakışık (Kağızman) Karmaşığı, Kampaniyen-Maastrihtiyen yaşlı Morpet

formasyonu, Maastrihtiyen-Paleosen? yaşlı Yüksekova Karmaşığı, Tanesiyen-İlerdiyen

yaşlı Aktaş kireçtaşı, Geç Paleosen-Erken Eosen yaşlı Pekiyidere formasyonu, İpresiyen-

Lütesiyen yaşlı Kötek formasyonu, Orta Eosen yaşlı Kocataş Formasyonu, Orta-Geç

Eosen yaşlı Eşengöl Flişi, Geç Eosen yaşlı Dirbi formasyonu, Geç Eosen yaşlı

Granodiyorit ve/veya Taşlıçay granitoyidi, Oligosen-Erken Miyosen yaşlı Mendikdere

formasyonu, Erken Oligosen yaşlı Kağan formasyonu, Erken Miyosen yaşlı Hadımlı

formasyonu, Erken Miyosen yaşlı Adilcevaz formasyonu, Geç Miyosen yaşlı Sekirdağ

volkanitleri, Geç Miyosen yaşlı Yolcupınarı Lavı, Geç Miyosen yaşlı Tuzluca

formasyonu, Pliyosen yaşlı Davut Lavı, Pliyosen yaşlı Saray formasyonu, Pliyosen yaşlı

volkanitler, Pliyosen yaşlı Piroklastikler, Geç Pliyosen-Erken Pleyistosen yaşlı Aladağ

bazaltı, Pliyo-Kuvaterner yaşlı Zordağı volkanitleri, Pliyo-Kuvaterner yaşlı Bulanık

formasyonu, Kuvaterner yaşlı Tendürek volkanitleri, Kuvaterner yaşlı alüvyon ve

travertenler mostra vermektedir.

Ancak ruhsat alanı ve yakın çevresinde, mostra veren veya mostra vermese de

yapılacak bir sondajda kesileceği düşünülen birimler, alttan üste doğru sırasıyla Geç

Devoniyen-Erken Karbonifer yaşlı kristalize kireçtaşı, dolomit ve killi şistlerden oluşan

Adlanmamış Devoniyen-Karbonifer birim, Permiyen öncesi yaşlı Tepedam

Metamorfitleri, bunları açısal uyumsuzlukla örten Pliyosen yaşlı Saray Formasyonu ve

üyeleri (Tüf-Tüfit Üyesi, Çakıltaşı Üyesi, Kireçtaşı Üyesi) Davut Lavı ve Piroklastikler

ile Geç Pliyosen-Erken Pleyistosen yaşlı Aladağ Bazaltı’dır.

Yapılan jeolojik, jeofizik, hidrojeolojik ve gaz ölçüm çalışmalar ile alan, jeotermal

açıdan değerlendirilmiştir. Jeolojik olarak örtü kaya, rezervuar kaya ve ısıtıcı

araştırmaları ile tektonik yapılar incelenmiştir. Yapılan hidrojeolojik çalışmalarla çalışma

alanı ve yakın çevresindeki kaynak-kuyularda numuneler alınarak kaynak başı analizleri

yapılmış ve suların kökeni yorumlanmaya çalışılmıştır. Yine ruhsat sahası ve yakın

çevresinde 562 adet noktada toprak gazı ölçümleri (radon, thoron, metan, hidrojensülfür

ve karbondioksit) yapılarak sahanın tektonik aktivitesi belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca

jeolojik etüt çalışmaları kapsamında bölgede gaz numuneleri toplanmış, toplanan bu gaz

numunelerinin helyum ve karbon izotop analizleri İskoçya, Glascow Üniversitesi

laboratuvarlarında gerçekleştirilmiştir. 47’si ruhsat sahasında olmak üzere toplam 56

noktada jeofizik-DES ölçüsü alınmış ve yapılan bu elektrik özdirenç çalışması sonucu

elde edilen verilerle, beş profil boyunca 1B özdirenç ters çözüm (görünür özdirenç) ve

jeoelektrik yapı kesitleri hazırlanmıştır. DES çalışmalarında ayrıca, temel DES profilinin

ii

oluşturulması ve yorumlanmasında Ağrı İl Özel İdaresi’ne ait AR: 12 no.lu ruhsat

sahasında yapılan etüt çalışmaları kapsamında alınan 5 adet (G12, H1, H2, H3 ve H4)

DES ölçüsüne ait veriler de kullanılmıştır. Toplam uzunluğu 3 km olan iki profil boyunca

SP-türev ölçüleri alınmış ve SP-türev grafikleri çizilmiştir. Yapılan jeofizik-MT çalışması

ile 78 adet istasyonda 3D MT (manyetotellürik) ölçüsü alınmıştır. Bu ölçümlerden elde

edilen verilerle özdirenç değişimleri ve bu değişimlere ait özdirenç seviye haritaları

hazırlanmıştır. Yine elde edilen verilerle sahayı temsil ettiği düşünülen altı profil

üzerinden özdirenç kesitleri hazırlanmıştır. Yapılan tüm bu çalışmalar, hazırlanan

haritalar ve kesitler ışığında sahanın jeotermal potansiyeli, örtü kaya, ısıtıcı kaya ve

jeoelektrik temel birimlerin konumu, fayların doğrultu ve atımları belirlenmeye

çalışılmıştır.

Çalışma sahasında yapılan jeoloji, jeofizik, hidrojeokimyasal ve gaz ölçüm

çalışmaları sonucunda AR: 40 no.lu jeotermal kaynak arama ruhsat sahasında anomali

alanları belirlenmiş ve bu anomali alanları içerisinde rezervuar kaya ve tektonik hatlar

hedeflenerek sondaj lokasyonu önerilmiştir. Bu bağlamda ruhsat sahasının kuzeybatı

köşesinde, ruhsat sınırı da dikkate alınarak, MT ve DES yöntemlerinin de anomali tespit

ettiği bir alanda, öncelikli olarak, Y: 388141, X: 4366945, Z: 2.316 m (J51-a2 paftası)

koordinatlarına sahip noktada 2.500±250 metre derinliğinde bir jeotermal sondaj (Sj-1)

önerilmiştir.









Günümüzde ülkeler, enerji ihtiyaçlarının büyük bir bölümünü petrol ve doğalgaz

kaynaklarından karşılarken; bu kaynakların sınırlı olması ve uluslararası piyasalardaki

dalgalanmalar, alternatif enerji kaynaklarına yönelmeyi zorunlu kılmaktadır. Bu

bağlamda, öncelikle kömür kullanımı öne çıkmakla birlikte; hidroelektrik, rüzgâr ve

güneş gibi yenilenebilir enerji kaynakları da giderek önem kazanmaktadır

2024 yılında ülkemizde üretilen enerjinin dağılımı; %35,2 kömür, %18,9 doğal

gaz, %21,5 hidrolik enerji, %10,5 rüzgâr, %7,5 güneş, %3,2 jeotermal ve %3,2 diğer

kaynaklardan karşılanmaktadır.

2025 Haziran sonu itibarıyla kurulu gücümüz 119.632 MW’a ulaşmıştır ve

kaynaklara göre dağılımı %27 hidrolik enerji, %20,6 doğal gaz, %18,3 kömür, %11,3

rüzgâr, %19,2 güneş, %1,4 jeotermal, %2,2 diğer kaynaklardan sağlanmaktadır.

Aynı dönemde elektrik üretim santrali sayısı (lisanssız santraller dahil) 30 483’e

yükselmiş olup bunlar; 771 hidroelektrik, 72 kömür, 381 rüzgâr, 66 jeotermal, 338 doğal

gaz, 34 411 güneş ve 444 diğer kaynaklı santrallerden oluşmaktadır

(https://enerji.gov.tr/bilgi-merkezi-enerji-elektrik).

Türkiye, linyit rezervleri açısından dünya genelinde orta ölçekli bir ülke

sayılmaktadır. Dünya linyit ve alt bitümlü kömür rezervlerinin yaklaşık %3,2’si

ülkemizde bulunmaktadır. Ancak linyitlerimizin büyük çoğunluğunun ısıl değeri düşük

olduğundan, termik santrallerde kullanımı yaygındır. Afşin-Elbistan havzası, ülkemizin

linyit rezervlerinin yaklaşık %25’lik bölümüne ev sahipliği yapmaktadır.

Linyit; düşük ısıl değerine sahip, kül ve nem oranı yüksek bir kömür türüdür. Bu

nedenle genellikle termik santrallerde yakıt olarak kullanılmasına rağmen, yer kabuğunda

fazlaca bulunması sebebiyle enerji hammaddesi olarak sıkça tercih edilmektedir.

Ülkemizdeki toplam kömür kaynağı, yaklaşık 20,53 milyar ton linyit ve asfaltit (%93,3)

ile 1,52 milyar ton taş kömürü (%6,7) olmak üzere toplamda yaklaşık 22 milyar tondur.

Dünya genelinde kömür rezervlerinin yalnızca %20’si geleneksel madencilik

yöntemleriyle çıkarılabilmektedir. Geleneksel yöntemler tehlikeli, zahmetli ve

maliyetlidir; bu nedenle, yer altında gazlaştırma gibi daha ekonomik alternatifler üzerinde

çalışmalar artmaktadır.

Kömürün yerinde gazlaştırılması, yani Yer Altı Kömür Gazlaştırma (YKG)

yöntemi, jeolojik veya teknik sebeplerle işletilemeyen kömürlerden enerji elde etmeyi

amaçlar. Bu yöntemde, enjeksiyon kuyularından kömür damarına enjeksiyon gazları

(örneğin oksijen, bütan, propan) gönderilerek, damarda “sentez gaz (syngas)” oluşturulur.

Bu sentetik gaz, üretim kuyusundan yüzeye çıkarılarak enerji üretiminde kullanılır.

Yapılan araştırmalar, YKG teknolojisinin temellerinin Eski Sovyetler Birliği

döneminde atıldığını ve 40 yılı aşkın deneysel çalışmalarla geliştiğini göstermektedir.

1995 yılından itibaren dünya genelinde yaygınlaşan bu teknoloji, günümüzde enerji

alanındaki en hızlı gelişen yöntemlerden biridir. Underground Coal Gasification

Partnership (UCGP)’ye göre, bugüne kadar dünya çapında YKG ile yaklaşık 15 milyon

ton kömür işlenmiş ve yaklaşık 20 milyar m³ yapay gaz üretilmiştir (Tunç, 2015).

Bu bilgiler ışığında, YKG prosesinin Türkiye’deki uygulanabilirliğini araştırmak

üzere; MTA Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ve ruhsat hukuku yine MTA’ya ait

olan 201300248 numaralı linyit sahasında, “Afyonkarahisar-Burdur-Isparta-Antalya






Rapor Özellikleri
Rapor No 14841
Rapor Adı AĞRI-DİYADİN AR: 40 NO.LU DAVUT JEOTERMAL KAYNAK ARAMA RUHSAT SAHASINA AİT JEOTERMAL ETÜT (JEOLOJİ-JEOFİZİK) RAPORU
Konu JEOTERMAL ETÜT (JEOLOJİ-JEOFİZİK) RAPORU
Yer - Konum AĞRI
Dil TÜRKÇE
Yayın Tarihi 2026
Yazarlar Orhan KILINÇ Dr. Aydın ÇİÇEK Hasan YILDIZ Sinan KELEŞ Mustafa DESTUR Ali Rıza KILIÇ Ekrem BEKİN Murat AKAR

AĞRI-DİYADİN AR: 40 NO.LU DAVUT JEOTERMAL KAYNAK ARAMA RUHSAT SAHASINA AİT JEOTERMAL ETÜT (JEOLOJİ-JEOFİZİK) RAPORU

  • Markalar MTA
  • Ürün Kodu: DR14841
  • Stok Durumu: Stokta var
  • 1.716,36TL


Etiketler: AĞRI-DİYADİN AR: 40 NO.LU DAVUT JEOTERMAL KAYNAK ARAMA RUHSAT SAHASINA AİT JEOTERMAL ETÜT (JEOLOJİ-JEOFİZİK) RAPORU